Ana içeriğe atla

Alexandroupoli - Nisiotiko

Alexandroupoli bir yemek cenneti daha doğrusu deniz ürünü sevenler için bir cennet. Biz, tatilimizin ilk gecesi gittiğimiz Nisiotiko'yu o kadar çok sevdik, yemeklerini o kadar lezzetli bulduk ki, her gece farklı bir yere gitme düşüncemizden vaz geçerek son gecemizde yine Nisiotiko'ya gittik :)




Kalamar tava, midye tava, zeytinyağlı yaprak sarma, Mastelo Peyniri ızgarası, kabak tava, karides güveç, ahtapot ızgara ve artık bir klasik haline gelen Peynirli Greek Salata özellikle önereceğim ve mutlaka tadına bakmalısınız diyeceğim lezzetlerden bir kaçı. Biz ilk gün karidesin sarmısaklı ve acılı halini yesek de favorimiz, 2.gece yediğimiz karides güveç oldu. Bence daha lezzetliydi. Kalamar tava ve midye tava ise çıtır çıtırdı. Bir kere midye tava, burada yemeye alışık olduğumuz midye tavadan daha farklı. Daha küçük olduğu için sanki daha az yağ çekmiş gibiydi. Kalamarlar ise genelde Türkiye'de -en iyi restaurantlarda bile - yediğinizde büyük ve daha lastik gibi olurken, Nisiotiko'da daha küçük ve çok lezzetliydi. Damak tadıma farklı gelen bir diğer lezzet ise tarama oldu. Taramayı çok seven ve her öğün tüketebilecek biri olarak diyebilirim ki buradaki tarama alışık olduğumuz taramadan biraz farklı. Daha beyaz ve sanki daha tuzlu. Yenmez mi? Yenir ama ben alışık olduğum halini yemeyi tercih ederim. Ahtapot ızgara ise kalın, etli ve yumuşacıktı. 


Ve benim favorim; Radler Bira. İlk Radlerimi yıllar önce Viyana'da içmiştim. Maalesef Türkiye'de yok yani en azından bildiğim kadarıyla yok. Nisiotiko'da görünce çok sevindim. Sprite ile bira karışımı gibi bir lezzeti var, limonlu. Farklı tatlar denemeye açık biri iseniz mutlaka denemelisiniz :)

Bu arada Nisiotiko'ya gitmeden önce mutlaka ama mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Çok popüler ve bilindik bir yer olduğu için yemek yiyemeden kapıdan dönen çok kişi gördük. Rezervasyon için aradığınızda telefonu hemen Türkçe bilen biri alıyor ve rahat rahat Türkçe konuşarak rezervasyon yaptırabiliyorsunuz :)

Gelelim bebekle Nisiotiko'ya gidilir mi sorusuna. Evet gidilir, biz pusetimizle gittik. Ancak belirtmem gerekir ki içerisi çok küçük. Biz 2 gecemizde de girişte soldaki masaya rezervasyon yaptırdık, 6 kişi ve 1 puset olarak sığdık. Sokakta da oturabilirdik ancak şansımıza çok rüzgarlı günlere denk geldik ve içeriyi tercih ettik. Cam önü olduğu için ve mevsim de uygun olup da cam açık olduğu için masamız çok ferahtı. 2.gece masamızın üzerindeki klimayı çalıştırmışlardı ancak bebeğe estiğini söyleyip de kapatmalarını rica ettiğimizde, hiç sıkıntı çıkarmadan kapattılar. Bizim tarafımızdan bir puan da buradan kazandılar :) 
Yani, bebekle gidilir mi? Gidilir :)

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Cok guzel gunlerdi

Bu blogdaki popüler yayınlar

14 Aylık Bebekle New York City Tatili :)

Herkesin en merak ettiğini baştan yazayım; çook güzel geçti, hiç korktuğum gibi olmadı özellikle uçak yolculuğum neredeyse bu kadar gittiğim tatillerin içinde en kolay geçeni oldu diyebilirim.
O halde baştan başlayayım :)

Uçak;
10 saat bir bebekle uçmak hele de daha önce hiç uçağa binmemiş bir bebekle uçmak epeyi riskliydi. Business uçaçak olmak beni biraz rahatlatıyordu elbette ama yine de 10 saat Arasla uçmak kolay iş değildi :) Bu yüzden önceden bir uçak kiti hazırladık kendimize. Aras'ın en sevdiği oyuncaklar, kitaplar, boya kalemleri, oyun hamurları… aklımıza ne geldiyse aldık yanımıza :) Bunlardan kaçını mı kullandık? Belki %20sini… Çünkü gerek kalmadı. Uçakta yürüdük, oynadık, uyuduk derken vakit çabucak geçti.
Uçak için önemli bir detay; uçakta yiyecek. Çağrı merkezini arayıp özellikle bebek için özel yiyecek istememe ve sonra tekrar arayıp kontrol etmeme rağmen, uçarken öğrendik ki bebek için özel mama yüklenmemiş uçağa. Neyse ki ben uçak için yeteri kadar mama almıştım yanım…

Çocuklar hasta olmasın

Ne zormuş çocuğunun hasta olması, kaç zamandır ne yapacağımızı, elimizi kolumuzu nereye koyacağımızı şaşırdık. 
Aras, İnfluenza B oldu. Yani soğuk algınlığını düşünebilirdim, grip filan tamam ama sen o kadar gözünden sakın, kapalı alışveriş merkezlerine sokma, kalabalıklara sokma, aman parklar böyle, aman şurası böyle diye yer mekan seç, gitsin gelsin çocuğun böyle bir virüs kapsın, olacak şey mi :)
İşte ne derler "sakınan göze çöp batar". Galiba gerçekten de öyleymiş.  Doktoruna göre her yerden kapılabilirmiş, sokakta gezerken biri hapşırsa kapılabilirmiş, akacak kan damarda durmaz misali yani olacağı varsa oluyor, çok kasmamak gerek herhalde…
Neyse ki hemen fark ettik daha doğrusu ben fark ettim, ilk belirti ateşti. Çok yüksek ateşle gittik hastaneye, test yapıldı ve bingo! Demek ki neymiş? Hastaneye gitmeliymiş. Hele söz konusu "çocuk" ise, bu gibi durumlarda gecikmeden hastaneye başvurmalıymış.
Yüksek ateş, öksürük, burun tıkanıklığı… Bütün bunlarla mücadele ettik u…

Alexandroupoli - Aya Yorgi Beach

Siz de tatilde bizim gibi farklı bir ülkeye gitmek istiyor fakat bebeğiniz yüzünden çok da uzun yolu gözünüz kesmiyorsa, bizim gibi komşuya gidebilirsiniz :) Alexandroupoli, İstanbul'a çok yakın olması için bile tercih edilebilecek bir tatil bölgesi. Arabayla, Levent'ten yola çıkıp sınırda çok fazla oyalanmadan gidildiğinde 4-5 saat mesafede. Özellikle araba ve bebekle tatil bölgesi arayanlar için güzel bir alternatif olabilir:)

Biz bayramın ilk günü yola çıktık. İpsala Sınır kapısından geçtik ve otelimize yani Alexander Beach&Spa Hotel'e ulaştık. Otelimizin odası çok genişti ve önünde bize özel minik bir bahçesi vardı. Bizim gibi sessizlikten hoşlanıyorsanız size uygun ancak sessizlikten ziyade animasyon ve aksiyon arıyorsanız bu otelin aktiviteleri size az gelebilir. Kahvaltısı açıkbüfe. Tabii ki gittiğiniz mevsimle alakalı ama eğer siz de benim gibi kapalı mekanlara sığmaya çalışmak yerine temiz havayı tercih edenlerdenseniz, havuz kenarında yapılan bu kahvatı size d…