Ana içeriğe atla

Bebekle, Kanyon'da 6 saat

Arasla tek başıma dışarı çıkmaya cesaret edebilmem uzun zaman aldı.
Mümkün oduğunca tek başıma çıkmamaya gayret ettim çünkü Aras çok yaramaz bir bebek 😏 Pusetimde oturayım, aman etrafımı seyredeyim, dur şu oyuncağımı dişliyim gibi düşünceleri hiç olmuyor, onun tek derdi pusetinden aşağı atlamak :) Ara ara kucakta taşımak zorunda da kalıyoruz ve tek başınayken haliyle hem Aras, hem puset idare etmesi çok zor oluyor. 

Dün Kanyon'da 6 saat geçirdik, geçirmek zorunda kaldık çünkü biz dışarıdayken elektrikler kesildi :) Aras, puseti, çantaları, termosu hep birlikte 5 katı merdivenle çıkamayacağımız için de Kanyonda vakit geçirmeye devam ettik. 
Kanyonun delisi sanılmış olabilirim çünkü Kanyon sizin de bildiğiniz üzere çok büyük bir alışveriş merkezi değil, topu topu 4 kat. Hatta en üst kat yemek katı, onu da saymazsak 3 kat. Bu katlarda kaç kere yürüdüm bilmiyorum :) Çünkü yine tahmin edeceğiniz gibi Aras bir cafede oturunca "aman şöyle uslu durayım da anneciğim de rahat bir kahve içsin" diyen bir bebek de değil, yani oturup kahve filan da içemedim, dolan babam dolan Kanyonu yedim bitirdim dün hatta bazı mağazalara ikişer üçer kez girdiğim de oldu ne yalan söyliyeyim😂

Gelelim ilk kez bebeğiyle 6 saat dışarıda zaman geçiren birinin izlenimlerine.
Bu sürede en zorlandığım konu tuvalet oldu, Arasla ne yapacağımı bilemedim ilk başta ama neyse ki sonradan çözümü buldum; engelli tuvaleti… 
Pusetle birlikte girilebilecek kadar büyük olduğu için kurtarıcım oldu engelli tuvaletleri. Eğer siz de yeni anneyseniz ve ilk başta benim gibi ne yapacağınızı bilemiyorsanız, bu çözüm aklınızda olsun.

Gelelim mağaza kabinlerine; çok küçükler. Bazılarına puset sığmıyor, dolayısı ile puseti de dışarıda bırakamayacağım için ürünleri deneyemeden uzaklaşmak zorunda kaldım. Halbuki kabinler biraz daha geniş olmalı. Bir tek ben değilim ya, bütün pusetli anneler bunu yaşıyor olmalı. Başka bir çözüm var da ben mi düşünemedim? Bilmiyorum, ben bu konuda zorlandım.
Gap'in kabinleri fena değildi, türlü hamlelerle zor da olsa puseti içeri sokabildim.

Gelelim mama sandalyelerine; çoğu yerde mama sandalyesi var ama sayısı az. Bazen hepsi dolu oluyor ve yine istemeseniz de oradan uzaklaşmak zorunda kalıyorsunuz. Bazısı da çok kirli oluyor. Aslında bunun için biz bir çözüm bulduk, yanımızda kendi Chicco portatif mama sandalyemizi taşıyoruz. Böylelikle hijyen sorunumuz da olmuyor. Tek sıkıntı, bu mama sandalyesinin Anıl'ın arabasında durması dolayısıyla haftaiçi ben çıktığımda mekanların mama sandalyelerini kullanmak zorunda kalıyorum. Benden tavsiye bu mama sandalyelerini bebeğinizi oturtmadan önce mutlaka temizleyin. 

İşte böyle, bir aşağı, bir yukarı, 1-2 ürün deneme derken vakit geçti. Kanyon, ZorluCenter ve İstinyePark'ın açık alanına göre daha büyük, açık alanı daha fazla,daha kolay vakit geçiyor ve şu ara 2. evimiz oldu diyebilirim :)
Kanyon, iyi ki varsın. 1 yaşından önce bebeği kapalı avm.ye sokmak istemeyen benim gibi annelerin kurtarıcısı oldun. Sen olmasaydın ne yapardım, nerede vakit geçirirdim bilmiyorum :)

Seviyoruz seni ;)








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

14 Aylık Bebekle New York City Tatili :)

Herkesin en merak ettiğini baştan yazayım; çook güzel geçti, hiç korktuğum gibi olmadı özellikle uçak yolculuğum neredeyse bu kadar gittiğim tatillerin içinde en kolay geçeni oldu diyebilirim.
O halde baştan başlayayım :)

Uçak;
10 saat bir bebekle uçmak hele de daha önce hiç uçağa binmemiş bir bebekle uçmak epeyi riskliydi. Business uçaçak olmak beni biraz rahatlatıyordu elbette ama yine de 10 saat Arasla uçmak kolay iş değildi :) Bu yüzden önceden bir uçak kiti hazırladık kendimize. Aras'ın en sevdiği oyuncaklar, kitaplar, boya kalemleri, oyun hamurları… aklımıza ne geldiyse aldık yanımıza :) Bunlardan kaçını mı kullandık? Belki %20sini… Çünkü gerek kalmadı. Uçakta yürüdük, oynadık, uyuduk derken vakit çabucak geçti.
Uçak için önemli bir detay; uçakta yiyecek. Çağrı merkezini arayıp özellikle bebek için özel yiyecek istememe ve sonra tekrar arayıp kontrol etmeme rağmen, uçarken öğrendik ki bebek için özel mama yüklenmemiş uçağa. Neyse ki ben uçak için yeteri kadar mama almıştım yanım…

Çocuklar hasta olmasın

Ne zormuş çocuğunun hasta olması, kaç zamandır ne yapacağımızı, elimizi kolumuzu nereye koyacağımızı şaşırdık. 
Aras, İnfluenza B oldu. Yani soğuk algınlığını düşünebilirdim, grip filan tamam ama sen o kadar gözünden sakın, kapalı alışveriş merkezlerine sokma, kalabalıklara sokma, aman parklar böyle, aman şurası böyle diye yer mekan seç, gitsin gelsin çocuğun böyle bir virüs kapsın, olacak şey mi :)
İşte ne derler "sakınan göze çöp batar". Galiba gerçekten de öyleymiş.  Doktoruna göre her yerden kapılabilirmiş, sokakta gezerken biri hapşırsa kapılabilirmiş, akacak kan damarda durmaz misali yani olacağı varsa oluyor, çok kasmamak gerek herhalde…
Neyse ki hemen fark ettik daha doğrusu ben fark ettim, ilk belirti ateşti. Çok yüksek ateşle gittik hastaneye, test yapıldı ve bingo! Demek ki neymiş? Hastaneye gitmeliymiş. Hele söz konusu "çocuk" ise, bu gibi durumlarda gecikmeden hastaneye başvurmalıymış.
Yüksek ateş, öksürük, burun tıkanıklığı… Bütün bunlarla mücadele ettik u…

Öncesi ve Sonrası

Çocuk sahibi olmadan önce düşündüklerimle, bir çocuk annesi olarak düşündüklerime bakıyorum ve şaşırıyorum. Bir düşünceden diğer düşünceye giden yolun uzunluğuna şaşırıyorum, duyguların böylesine değişebileceğine, bir insanın çocuğu uğruna yapabileceklerine ve dahası bir insanın başka bir insanı bu kadar sevebilme potansiyeline şaşırıyorum :)

Anne değilken, anne olanları anlarım sanırdım, gerçekten de anladığımı düşünürdüm halbuki anladıklarım bütün kumsalda bir kum tanesi kadarmış.
Sevgi, tutku, aşk… Bütün bu duyguları alın çarpın kaçla isterseniz, ve işte o çıkan sonuç kadardır hissettiğiniz. 
İşte o, anneleri anladığımı sandığım dönemlerden biriydi sanırım bakıcı tutmaya karar verdiğimiz zaman. Eve bir bakıcı gelecekti, Aras'a O bakacaktı, ben işe dönecektim, eski hayatımız kusursuz devam edecekti :) Ama işte evdeki hesap çarşıya uymadı, bütün düşünceler tersine hoop diye değişti, ben işimden ayrıldım ve şu anda o kameraların altında "Biri Bizi Gözetliyor" misali Aras…